Ararenk’e Dâir

Baharda ilk açan sümbülün geceye yayılan kokusunun bir rengi olmalı- sümbülün renginden ayrı. Dokuz-on ay aradan sonra annenin seni yeniden görüşünde dudaklarından dökülen ‘yavrum’ deyişinin de bir sıcak rengi… Sevdiğinin -o seni sevmese bile- gülümsemesinde yanağında beliren çukurun seni çeken bir rengi… Ve sonra seni kucağında uyutan, bağrında büyüten,  kendin kadar aşina olduğun cânını kollarındaContinue reading “Ararenk’e Dâir”

Düzenli Dünya

Bayılırım şu düzenli dünyayaKışı, yazı, baharı, güzü, gecesi gündüzü sıraylaAğaçların kökü içerdeDalların başı yukardaİnsanların aklı başında Beş parmak yerli yerindeBaş, işaret, orta, yüzük ve serçeDiyelimki kalksada serçe, orta parmağa doğru yürüseNe haddineYahut akasyanın biri başını toprağa daldırdığı gibi bir gezintiye çıksaMerhaba kestane merhaba çamEsselamunaleyküm ve aleykümselamKimsin nesin nerelisin derkenLaf açılırmı bizim akasyanın kökündenBir uğultudur başlarContinue reading “Düzenli Dünya”

Envoi

Envoi Imprisoned by four walls (to the North, the crystal of non-knowledge a landscape to be invented to the South, reflective memory to the East, the mirror to the West, stone and the song of silence) I wrote messages, but received no reply. Octavio Paz