Baharda ilk açan sümbülün geceye yayılan kokusunun bir rengi olmalı- sümbülün renginden ayrı. Dokuz-on ay aradan sonra annenin seni yeniden görüşünde dudaklarından dökülen ‘yavrum’ deyişinin de bir sıcak rengi… Sevdiğinin -o seni sevmese bile- gülümsemesinde yanağında beliren çukurun seni çeken bir rengi… Ve sonra seni kucağında uyutan, bağrında büyüten, kendin kadar aşina olduğun cânını kollarında mezara yatırmanın da acı bir rengi… Bu ara’yıp, ara’dan çıkardığın ararenklerle yapmalısın resimlerini. Bilinenin aksine ‘ararenk’ grinin bilmem kaçıncı tonu değildir ya da bilerek veyahut şans eseri karıştırdığın renklerle paletine koyabileceğin bir renk hiç değil! Bu arada, ara ya da ana diyerek yapılan her türlü renk nazizminin karşısındayım, bu böyle biline! Benim ararenk referansım – yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere- palete koyup sulandırılarak açılabilecek, kolayca bulunabilecek renkler değildir. O’nlar aramadan bulunmaz, yine de bulanlar arayanlardır…

(words/little/thought/bring/sorrow/so/first/think/then/speak)
”Kelimeler, sadece onlar değer getirir, onun için konuşmadan önce düşün”
In my Country
In my country
walking by the waters
down where an honest river
shakes hands with the sea,
a woman passed round me
in a slow watchful circle
as if I were a superstition;
or the worst dregs of her imagination
so when she finally spoke
her words spliced into bars
of an old wheel. A segment of air.
Where do you come from?
“Here”, I said, “Here. These parts.”
Jackie Kay (1993)
Düzenli Dünya
Bayılırım şu düzenli dünyaya
Kışı, yazı, baharı, güzü, gecesi gündüzü sırayla
Ağaçların kökü içerde
Dalların başı yukarda
İnsanların aklı başında
Beş parmak yerli yerinde
Baş, işaret, orta, yüzük ve serçe
Diyelimki kalksada serçe, orta parmağa doğru yürüse
Ne haddine
Yahut akasyanın biri başını toprağa daldırdığı gibi bir gezintiye çıksa
Merhaba kestane merhaba çam
Esselamunaleyküm ve aleykümselam
Kimsin nesin nerelisin derken
Laf açılırmı bizim akasyanın kökünden
Bir uğultudur başlar rüzgarda
Kökü dışarda, Kökü dışarda
Bayılırım şu düzenli dünyaya
Kışı, yazı, baharı, güzü, gecesi, gündüzü sırayla
Ağaçların kökü içerde
Dalların başı yukarda
İnsanların aklı başında
Altta ölüler
Üstte diriler
Gel keyfim gel
Melih Cevdet ANDAY
Bütün Mesele Hazır Olmakta
Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz.Bütün mesele hazır olmakta.
Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar, ne olacaksa olsun!
William Shakespeare
Envoi
Envoi
Imprisoned by four walls
(to the North, the crystal of non-knowledge
a landscape to be invented
to the South, reflective memory
to the East, the mirror
to the West, stone and the song of silence)
I wrote messages, but received no reply.
Octavio Paz
Başlangıç
Baştan söyleyeyim bu öyle aman aman ciddi, profesyonel bir iş olmayacak bilakis bunun amatör kalması için özen göstereceğimi deklare ederim. Ne olur ne biter bilmiyorum ama sürdürülebilir bir şey olmasını istiyorum.
Velhasıl vira bismillah
ve de y i r m i s e k i z